30 Ağustos 2010 Pazartesi

PUDİNGLİ GÜLLAÇ TATLISI




Hayırlı ramazanlar diliyorum arkadaşlar.Baya bir aradan sonra bu güzel tarifi yayınlamak geldi içimden.Biliyorsunuz epeydir birşeyler yayınlamıyordum.Güllaç tatlısı bir çok şekilde yapılabiliyor ama ben bu tarifi hiç görmediğim için sizlerle paylaşmak istedim çok güzel oluyor.Ben şahsen güllacın sade ve ya cevizlisini pek yiyemem ama pudingli çok güzel oluyor. Denemenizi tavsiye ederim.
Geçelim tarifimize.

Aslnda bir tarif de yok ya ortada.Ben size şöyle tarif edeyim.5 yaprak güllaç yufkasını paketin üzerinde ki tarife göre hazırladım ve tatlının alt katını oluşturdum.Pudingi de tarifine göre hazırladım.Biraz güllaçlar sütü çektikten sonra ılık pudingi üzerine döktüm.Ben pudingi güllaç yufkalarını hazırladıktan sonra yapıyorum o arada ben hazırlarken yufkalar da sütü iyice çekmiş oluyor.Pudingin de üzerine tekrar 5 yufka güllaç hazırlıyorum.Tatlım iyice oda ısısında soğuduktan sonra üzerine ceviz serpiştirip buzdolabına koyuyorum iyicene soğuması için.Benim pudingim çilekliydi ve üzedrine ceviz kullandım.Bu tamamen sizin arzunuza göre değişebilir farklı malzemelerle de deniyebilirsiniz.
Açıkça soylemem gerekirse çilekli puding görsellik açısından çok güzel oluyor tabi ki lezzeti de öyle .Denemek isteyenlere kolay gelsin.

AFİYET OLSUN

18 Mart 2010 Perşembe

ÇİKOLATALI MİLFÖYLER


Şimdiden hepinize hayırlı cumalar diliyorum arkadaşlar.
Uzun süre aranızda yoktum ve bu sürede neler oldu neler.İki hafta kadar önce annem safrakesesi ameliyatu olmuştu.Neyse ki şimdi Allaha hamdolsun iyileşti.Orada hastanede bir ablanın ziyaretçisi getirmiştı bu çikolatalı milföylerden.Ben de çok beğenmiştim ve tarifini denemek istedim.Şimdi de bu güzel lezzeti sizinle paylaşmak istedim.
MALZEMELER:
  • hazır milföy hamuru
  • hazır çokokrem
  • yumurtanın sarısı
  • aslında yazacak kadar da malzeme yok ya yazmış oldum bir kere

Milföy hamurlarına hiç bir işlem yapmadım.Bir köşesine (miktarı isteğe göre) çokokrem koydum ve kenarlardan taşmayacak şekilde sarıdım.Sarılan milföyleri yağlanmış tepsiye koydum üzerine yumurtanın sarısını sürüp biraz da toz şeker serptim.

Hazır olan hamurları önceden ısıtılmış 170-180 derecelik fırında iycene içinin piştiğine emin olana kadar pişirdim.Hatta biraz benim bu ara fırınım asilik yapıyor içini pişirmeyip üzerini birden yakıyor.Bunlar da oyle olmuşlar sanırım.Siz milföy börek yaptığınız ayarı kullanabilirsiniz.

AFİYET OLSUN CUMANIZ BEREKETLİ OLSUN.

15 Mart 2010 Pazartesi

BAHAR DOLUSU SEVGİLER SELAMLAR


Bahar dolusu sevgiler selamlar herkeze.Çoook uzun bir aradan sonra yine geldim inşallah buralardayım.Bu uzun aranın sebebi ise biraz kendimle ailemle daha fazla zaman geçirebilmek.Bu yıl baya koşturmacalı başladı bizim için .Benim iki numara Pelinim bu sene okula başladı,ben açıköğretimli olmaya karar verdim,ev taşıma işlrerimiz vardı minik oğluşumun da 6 ay kadar bir zamanı var üçünü dolduracak .Üç yaşına kadar baya bir format atmamız gerekiyor o kocaman beynini doldurmamız gerekiyor.Sizlerde bilirsiniz uçten sonra da karakteri oturtmaya çalışacağız.İşin aslı bahar geldi ya bana bir enerji geldi bir dinginlik geldi attım gene kendimi buralara.Kışın ne hikmetse baya bi tembel oluyorum (ayı zodyasındanmıyım neyim).
Evvvet uzun uzun anlatmaya gerek yok.Aşağıda görmüş olduğunuz tarif arşivden.Taslaklarda kayıtlı duruyordu bir yayınla düğümesine basmak bile zor geldi bana.Şimdi sizlerle paylaşıyorum umarım beğenirsiniz.
GÖRÜŞMEK DİLEĞİLE

ELMALI KURABİYE

Malzemeler:




  • 500 gr. nişasta


  • aldığı kadar un


  • 1 s.b. toz şeker


  • 3 t. yumurta


  • 1 p. margarin


  • 1 p. vanilya


  • 1 p. kabartma tozu


İç malzeme:





  • elma


  • toz şeker


  • tarçın


  • ceviz içi


İç malzemenin hazırlanışı:



Elmaların kabukları soyulur ve rendelenir.Rendelenen elmalar bir teflon tavaya koyulup ateşe verilir üzerine yeteri miktarda şeker ve tarçın ilave edilip bir iki çevirilir.Cevizler de eklenir ateşten alınıp soğumaya bırakılır.



Yapılışı:



Yumuşamış margarin un ve nişasta yoğurulur.Ardından diğer malzemeler de katıp bir güzel yoğurulur.Kıvama delen hamurdan parçalar koparılarak içine iç malzemeden konulup istenilen şekil verilir.Hazırlanan hamurlar 180 derecelik fırında üstü hafif pembeleşinceye kadar pişirilir. Yaklaşık 20-25 dakika.Fırından çıkarılan kurabiyelerin üzerine biraz soğuyunca pudra şekeri serpilir servis edilir.Afiyetle yenir.



AFİYET OLSUN




21 Ağustos 2009 Cuma

24 Temmuz 2009 Cuma

OĞLUŞUMU ÇOK ÖZLEDİM

İyi akşamlar diliyorum.Nasılsınız iyisinizdir inşallah canlar.Biz pek iyi değiliz.Dertler hastalıklar bir başladımı arkası kesilmiyor ama ne yapalım Allahtan gelen çekilirmiş.Allah (c.c.) çekilmiyecek dert hastalık vermesin.Bugünlerde başımıza gelen nedir bende bilemez oldum büyük bir sınavdan mı geçiyoruz acaba diye düşünür oldum gerçekten de.Halime asla isyan etmiyorum Allahıma çok şukürler olsun diyorum her zaman ama gerçekten çok yoruldum.Yazsam bana inanmazsınız bu kadar da hastalık olur mu diye ama ben yazıcam çünkü çok doldum biyerlere anlatıp içimi dökmem lazım.
Ben minik oğluşumu çok özledim.Onu uzaktan görüp ona sarılamamak onu öpüp koklayamamak çok acıymış.Onun anne diye feryad edişini duyup karşılık verememek çok acı gerçekten çok özledim.
Efenin diş problemi için istanbula gitmiştik.Çok şükür diş tedavisi hiç problemsiz geçti.Geçmiş olsun diyen arkadaşlara buradan çok teşekkür ediyorum.
İstanbula gitmişken biraz annemlerde kalalım dedik değişiklik olsun diye.Güzel geçti bir problem omadı sadece benim hafif rahatsızlığımın dışında.Hafif diyorum ama önemsenmiycek bir şey değil.Hani söz konusu çocuklar olsa deli danalar gibi koştuturuz hemen hastaneye.Nedense kendimi hep hasta olunca es geçiyorum bişey olmaz diyerek.Ama oyle olmadı işte birikip birikip bi yerde patlak veriyor.Eve döndüm 39,5 derece ateşle yandım kavruldum 4 gün boyunca.Bana kalsa yine Dr. gitmiycem de eşim artık kızdı zorla götürdü.Dr. antibiyotik verdi birkaç gündür iyiyim.Ağızımın iki tarafı dudağımın üstü tabi uçük oldu yüksek ateşten.Pazartesi Dr. gittim.Salı benim büyük kız rahatsızlandı ateşlendi gündüz bizim devlet hastanesine gotürdüm genel muayenede bir şey çıkmadı idrar da temiz. Kan tahlili o saate olmazmış sabaha gelin denildi ama ateşi yükselince gece onu Nisa hastanesinin aciline götürdük eve döndük küçük kızım da biz hastanedeyken o da ateşlenmiş kabus gibi.Geceyi ateş düşürücülerle geçirdik sabah tekrar doktora aynı şikayetlerle gidince Dr.kan tahlili,kültür tahlili istedi.Bizimkiler karın ağrısından sürekli tuvalete gitmekten bi hal oldular tabi.
Sonuçları aldık amipli dizanteri denildi çok kötüymüş bu hastalık bazen hastaneye bile yatış olabiliyormuş.Dr.evde deneyelim tedaviyi dedi iki gün sonra karar veririz yatışa dedi hastalığın seyrine göre.Beşer tane iğine yanında takviye ilaçlar eve geldik.Bugün daha iyi oldular ateşleri yok zorla da olsa yemek yemeye çalışıyorlar.Dr. bunun bir iki günlük olay olmadığını söyledi.Düşün düşün nedir nedendir diye sonunda şüphelendiğim olayı buldum.Bizim kızlar annemlerdeyken arkadaşlarıyla piknik yapacaklarmiş sitenin içersinde piknik de lahmacun ayran .Önce izin vermedim sıcakta lahmacun olmaz diye .Tabi en büyük silahlarını kullandılar ağladılar sızlandılar herkes alıyor diye bende dayanamadım izin verdim keşke vermez olaydım.
Oğluşumu göremeyişimin sebebi işte bu pis hastalık.O şimdi bir üst katımızda babannesinde kalıyor hastalığın onada bulaşmaması için.Sesini duyup ona yanıt verememek çok zormuş çok özledim bebişimi.
Destan gibi oldu ama içim biraz rahatladı.
Herkeze bol sağlıklı günler diliyorum.

9 Temmuz 2009 Perşembe

BİBERON ÇÜRÜKLERİ VE EFE'NİN DİŞ AMELİYATI



Evet arkadaşlar başlıktan da anlaşılacağı gibi yine bir sağlık problemiyle karşınızdayım.Yarın Ahmet Efe genel anesteziyle diş tedavisi olacak.bir dişi çekilecek birkaçtanesi de dolgu yapılacak.Daha tam olarak ağızında ki dişler tamamlanmadan bazı dişleri çürüdü.Doktor biberon çürüğü olduğunu söyledi.Efe biberon hiç kullanmadı yalancı emzik ise 7 ay kullandı.7-ci ayda dişleri çıkınca ben bıraktırmıştım dişleri yamuk olmasın diye.Ne yazık ki çözüm olamadım çünkü emzik yerine sürekli benim göğüsümü kullandı.Böyle de olunca gece ağızda kalan süt dişleri çürütmüş.Keşke emzik emseydi de dişleri yamuk çıksaydı çürük olacağına.Yarın erkenden Marmara ünüversitesi diş hekimliği fakültesine gidiyoruz.Bu akşam doktorumuzla son bir görüşeceğiz.yarın tedavinin olup olmayacağını söyleyecek.Büyük ihtimal olur gibi konuştu telefonda.ALLAHIM çok korkuyorum sen yardımcımız ol.Genel anestezi beni gerçekten çok korkutuyor.Güvenli bir yerde yapılması endişelerimi biraz hafifletiyor.Erken diş çekimi çocuğun konuşmasına engel oluyormuş.Efe henüz tam olarak konuşamıyor bazı yaşıtları konuşuyor.İnşallah etkilenmez fazla.Kafamda bir sürü cevabını bulamadığım soru var.İnşallah her şey yolunda gider.

Sevgiler benden hepinize.


BİBERON ÇÜRÜKLERİ
Bebeğimin dişleri sürer sürmez çürüdü. Nedeni ne olabilir?
Bebeklerde bazen dişlerin üzerinde sürer sürmez kahverengi lekeler oluştuğu ya da bu dişlerin kırılıp döküldüğü gözlenir. Aslında bu lekeler diş çürükleridir ve dişler de çürük nedeniyle kırılır. Bu kadar erken bir dönemde çürük oluşmasının nedeni de biberon çürüğü adı verilen çürüklerdir. Bebek beslenmesinde en önemli besin olan anne sütü ya da inek sütü doğal olarak şeker içerir. Gece yatmadan önce yada uyku sırasında bebek anne sütü ya da biberon emerse süt ağızda birikerek mikropların dişleri çürütmesi için elverişli bir ortam oluşturur. Bu nedenle özellikle gece beslenmesi sonrası dişlerin temizliğine özen gösterilmelidir.

Biberon çürüğünden korunmak için ne yapmak gerekir?
Bebeklerde meydana gelen çürüklerin tedavisi çok güç olduğundan, koruyucu önlemlerin erken dönemde alınması gerekir.
Bunlar nelerdir?
Bebeğinizin gece ağzında biberonla uyuma alışkanlığını önleyin.
Beslendikten sonra uyutmaya çalışın.
Biberondaki süte şeker, bal pekmez gibi tatlandırıcılar ilave etmeyin.
Bebek beslendikten sonra mutlaka su içirin.
İlk dişlerin sürmeye başlamasıyla gece ve sabah beslenmeleri sonrası temiz, ıslak bir tülbent ile dişlerini silerek temizleyin.
Biberon çürüğü önemli midir?
Biberon çürüğü görülen dişler tedavi edilmezse ağrı yapar ve iltihaplanır. İltihaplı ya da ağrıyan dişler bebeğin huzursuzlanmasına ve beslenme düzeninin bozulmasına neden olur. İltihap alttan gelecek kalıcı dişler de etkileyip şekillerinin bozuk olmasına yol açar. Bu dişler çekilmek zorunda kalırsa çocukta konuşma problemleri ortaya çıkabilir.
Biberon emmediği halde bebeğimin dişleri çürüdü sebebi ne olabilir?
Biberonun yanı sıra emziklerin ağlayan bebekleri susturmak amacıyla bal, pekmez, reçel gibi tatlandırıcılara batırılarak verilmesi de biberon çürüklerinin başka bir nedenidir. Bunun yanı sıra, dişler sürdükten sonra oyalanmak amacıyla bebeğin eline verilen karbohidratlı-şekerli gıdalar da diş çürüklerine neden olur. Çocuğu bu tür gıdaların yerine elma, havuç gibi besin değeri yüksek; diş temizliğine yardımcı gıdalara yönlendirmek gerekir.
ALINTIDIR.

8 Temmuz 2009 Çarşamba

BİZİM EV,EV HOSPİTAL'E DONDÜ


Merhabalar.Evet bizim ev,ev hospital'a döndü.Ahmet Efe daha tam olarak iyleşmeden arkasından hemen benim ortancam Pelin de aynı şekilde hastalandı.Gittik doktara onada serum taktılar aynı şekilde.Yüzme kursuna başladı.Büyük ihtimal havuzdan bir şeyler bulaştı.Bugün gittim yetkililerle görüştüm.Ben dedim almak istiyorum kurstan baleye değiştirmek istiyorum.Bi sorun çıkarmadılar.Sebebini de söyledim anında bizimle beraber onlar da havuza geldi sorumlu şahıslara uyarılar yapıldı.Çocuk havuzunun devirdayimi çalışmıyormuş düzeltmeleri için bir kaç çocuğun hastalanması mı gerekliydi acaba çok sinirliyim şu anda bile hırsımı klavyeden alıyorum.Bizim memlekete hep işler böyle yürür ya zaaten.Yağmurdan sonra yamurluk açmaya benzer ya.Bizde nasibimizi aldık.

6 Temmuz 2009 Pazartesi

CEVİZLİ TARÇINLI KEK



Selam dostlarıma.
Herkese yeni haftanın başarı,mutluluk,huzur,sevgi ve bol kazanç getirmesini diliyorum.Bu aralar pek blogumla ilgilenemiyorum.Farkındayım pek sizleri de ziyaret edemiyorum ama siz ne olur uğrayın bana darılmayın sakın.Minik oğluşum biraz hasta bu ara ona ayırıyorum tüm vaktimi.Sizleri benim sayfamda görmek bana büyük moral veriyor selemınızı esirgemeyin lütfen.Ayyy çok acıklı oldu böyle.
Bu gördüğünüz keki kışın yapmıştım taslaklara kaydetmiştim onu bile yayınlaya tıklayıp yayınlayamadım düşünün ne kadar vaktim az.Havaların ısınmasıyla ,çocukların tatile çıkmasıyla işim hiç bitmez oldu inanın.Ama size söz oğlum biraz toparlasın hepinizi ziyarete gelicem.Bugün serum takıldı beş saat kadar serumun bitmesini bekledik hastanede.işlamler falan derken 7-8 saat hastanedeydik.Allah (c.c.) kimseyi düşürmesin.
Sözde bu gece düğüne gidecektik ama kısmet olmayınca olmuyor işte ne yapalım nasib değilmiş.Allah sağlık sıhhat verdikten sonra herşey olur.
Ben de bugün fena içimi döktüm valla hiç düşünmeden dilime ne geliyorsa yazdım.İnşallah sıkılmazsınız.Neyse şimdilik bu kadar.



Malzemeler:



  • 4 t. yumurta

  • 2 s.b. toz şeker

  • 1 s.b. süt

  • 3 s.b. un

  • 0,5 s.b. sıvı yağ

  • 1 p. vanilya

  • 1 p. kabartma tozu

  • tarçın ve ceviz içi


Hazırlanışı:



Yumurta ve şekeri güzelce çırpıp sütü ekliyoruz. Arkasından elenmiş unu ve kabartma tozunu azar azar hamuru havalandıra havalandıra karıştırarak ekliyoruz.İyicene karıştırılmış hamura sıvı yağ ,vanilya,tarçın ve ceviz içini da katıp bir güzel karıştırdıktan sonra her tarafı güzelcene yağlanmış kalıba hamurumuzu döktükten sonra önceden ısıtılmış 170 derecelik fırında kekimizi 40-45 dakika pişiriyoruz.



AFİYET OLSUN

26 Haziran 2009 Cuma

AHMET EFE'NİN İLK BERBER DENEYİMİ

Ahmet Efe'nin ilk berber deneyimi.Geçen yıl ilk defa ben kazımıştım saçını sıklaşsın diye baya bi seyrek saç yapısı var.Ne kadar inanmasamda buna çevrenin yoğun söylemesi üzerine ve tabiki de babamızın yoğun isteği doğurultusunda sıfıra vurdum.
Sesten baya korkuyor benim minik oğluşum o yüzden bu ilk deneyimin de ben de yanında olayım dedim ama hiç bana ihtiyacı olmadı.Baya cesur davrandı benim aslanım.Beni çok şaşırtı doğrusu.

Saçlı minik Efe.Burada da saçlarımızı arıyoruz.

24 Haziran 2009 Çarşamba

REGAİP KANDİLİNİZ KUTLU OLSUN


UZUN BİR ARADAN SONRA KOCAAAMAN BİR MERHABA

Kocaman bir merhaba beni merak eden beni seven tüm dostlara.Evet arkadaşlar benimki baya uzun bir ara oldu biliyorum.Nedenine gelince yorgunluk mu desem,yoğun geçen günler mi desem,tembellik mi desem ne desem bilemiyorum ama telafi edeceğim bu sizden ayrı geçen günlerde neler yaptık hepsini sizinle paylaşacağım. Hatta ve hatta beni bile göreceksiniz bu paylaştıklarım resimlerin içinde.Yokluğumda beni ziyarete gelen dostlarıma da kocaman sevgilerimi gönderiyorum.Hepinizi çok seviyorum.Öyle alışmışım ki ben buraya sanki hep bir tarafım eksik gibiydi.Artık eksik tarafı tamamlamanın zamanı geldi diyorum ve başlıyorum.Sizler de hazır olun.



Anneler günü hediyemiz.


Anneler gününü kutladık.

Yıl sonu gösterisi öncesi evdeki hazırlıklarda çok eğlendik.



Ablamız yıl sonu gösterisinde sunuculuk yaptı.


Yedi cüce olduk.

Biz tam yedi cüceyiz ondört kollu bir deviz.



Üsküdara gideriken aldı da bir yağmur...


Gösterinin ertesi günü Lüleburgaza düğüne gittik.



Yorucu geçen bir yılın ardından.Yorgunluğmuzu atmak için yunus gösterisine gittik.





Yunus resim yapıyor.


Bu da deniz aslanı Paşa.

Paşa seyircileri selamlarken.

Havuzun içine bakarmısınız.Gösterisi biten yunusumuz Paşayı nasıl kıskandı sürekli Paşa ne tarafa gitiyse o da oradaydı.

Gösteriden sonra zar zor çekebildiğim resim.Ahmet Efe poz vermek istemiyor.


Ana sınıfından mezun olduk diplomamız bile var.Seneye okulluyuz.Allah (c.c.) yardımcımız olsun.


Kep attık.
Çok sevdiğimiz arkadaşımıza veda ediyoruz.

Öğretmenimize veda.


Kızlarım ve ben.Ablamız da karne ve taktir belgesi aldı beşinci sınıfa geçti.Allah(c.c.) bütün evlatlarımızın başarısını devam ettirsin inşallah.

Bizden haberler bu kadar.

4 Haziran 2009 Perşembe

15 Mayıs 2009 Cuma

ARNAVUT CİĞERİ VE HAYIRLI CUMALAR

Hepinize hayırlı cumalar diliyorum arkadaşlar.


Benim çocuklar pek sevmez ciğeri.Sebebi biraz sert oluşu ve benim iyi pişiremememden kaynaklanıyordu .Kasabıma sordum bunu nasıl pişirsem de çocuklara yedirsem diye.kasabın tarifini vericem şimdi sizlere .kasabın deyimiyle lokum gibi yumuşacık oluyorlar.


Ciğerleri yıkadım ben önce,yıkanmaz ama benim içim almadı yıkadım güzelcene. Biraz tuz katılmış una buladım.Hiç bir yerinde kırmızılık kalmaması gerekiyor her tarafı beyaz un olacak.Una bulanan ciğerlerin unlarını bir güzel eledim ve çok kızgın yağda pişirdim.Pişirme süresini bilmiyorum arada bir tane ciğer alıp pişip pişmediğine baktım.Biryerden duymuştum yağın içine attıktan sonra 99'a kadar sayınca ciğerler tam kararında pişermiş.Gerçekten de kasabın dediği gibi lokum gibi yumuşak oldular.Yanına mutlaka olmazsa olmazlardan soğan salatası ve küp kızartılmış patates.


AFİYET OLSUN.

9 Mayıs 2009 Cumartesi

OĞLUMUN EN SEVDİĞİ REKLAM

FEEDJIT Live Traffic Feed