
28 Nisan 2009 Salı
ANNEMİN KAŞARLI MİNİK SOSİSLERİ

27 Nisan 2009 Pazartesi
ÖDÜLLERİM VE GECİKMİŞ TEŞEKKÜR
23 Nisan 2009 Perşembe
ULUSAL EGEMENLİK VE ÇOCUK BAYRAMIMIZ KUTLU OLSUN

18 Nisan 2009 Cumartesi
7 Nisan 2009 Salı
SEVGİLER HERKEZE

31 Mart 2009 Salı
BLOGUMUN BİRİNCİ DOĞUMGÜNÜ

MERHABA ARKADAŞLAR.Bugün blogdünyasına katılalı tam bir yıl doldu.Dönüp geriye
baktığmda bana ne kattı diye. Bir çok güzelikler.Güzel arkadaşlıklar,paylaşım,sevgi,beceri,pratiklik,hız(hem eve hem buraya yetişmek için),kim derdiki bir gün hiç tanımadığın yüzünü bile görmediğin insanlar için üzüleceksin,sevineceksin, onlarla mutlu olacaksın ,onlarla acı çekeceksin diye.Evet canlarım biz birbirimizi tanımasakta beraber güldük beraber üzüldük çünkü biz paylaşım arkadaşıyız sanal arkadaş değil.İnşallah bu paylaşım dostluğumuz hep sürer hiç bitmez.Bilirsiniz ben duygularımı pek güzel ifade etmesini beceremem yazıyla(konuşunca bülbül gibi şakırım aslında).Neyse benden bu kadar şimdilik.Hepiniz kendinize iyi bakın bu kayıt yayınlanırken ben buralarda olmuyacam arkadaşlar.Biraz ara vermem gerekiyor.Benim yokluğmda blogumu yalnız bırakmayın.Sizleri çok seviyorum.

24 Mart 2009 Salı
LOKMA TATLISI


- 2 su bardağı un
- Yarım paket yaşmaya
- 2 çorba kaşığı tozşeker
- 2 çorba kaşığı tereyağı
- 1 su bardağı süt

- 1 adet yumurta
- su
Şerbeti için:
- 4 su bardağı tozşeker
- 2,5 su bardağı su
Lokma Tatlısı Tarifi:
Karıştırma kabına 2 su bardağı unu alın. Üzerine toz şekeri alın. Başka bir yerde yaş mayayı, su ile eritin. Unun ortasını havuz şeklinde açın. Ortasına eritilmiş mayayı, sütü alıp karıştırın.
Dahasonra eritilmiş tereyğını ve kar haline getirilmiş yumurta akını da ekleyerek yumuşak bir hamur elde edin.Tavaya sıvı yağ alın.Hamurdan kaşık yardımıyla alıp kızartın.Ha unutmadn önce şunu söylemeyi unutmuyoruz tabiki de:NEYSE HALİMİZ ÇIKSIN HAMURUMUZ.
Şerbeti içinse 4 su bardağı toz şeker ile 2,5 su bardaığ suyu kaynatın ve souğutun.(ben biraz fazla şekerle su kullandım iyi geldi hamurlara buradaki gözüme az geldi.)Lokmaları soğumuş şerbetin içine atıp birkaç dakika karıştırdıktan sonra sıcak olarak servis edin.
AFİYET OLSUN.
20 Mart 2009 Cuma
HAYIRLI CUMALAR

-Gel seni camiye götüreyim, dedim. Bugün Cuma biliyorsun.
-Sen de benim camiye gitmediğimi biliyorsun, dedi
-Biliyorum ama, sebebini gerçekten merak ediyorum.
-Ne bileyim olmuyor işte, dedi.Hem pantolonumun ütüsü bozulup, dizleri çıkar diye endişe ediyorum.
Gayri ihtiyari gülmeye başladım.
-Herhalde şaka yapıyorsun, dedim. Bunun için cami terk edilir mi?
-Ciddi söylüyorum, dedi. Giyimime ve özellikle yeşile düşkün olduğumu bilirsin.
Gerçekten öyleydi. Giydiği birbirinden güzel elbiseleri mutlaka yeşilin bir başka tonundan seçer ve her zaman ütülü tutardı.
-Peki, dedim.Hayatında hiç camiye gitmedin mi?
-Çocukken dedemle birkaç kere gitmiştim, dedi. Hem o yaşlarda dizlerim aşınacak diye herhalde endişe etmiyordum. Fakat artık camiye gidebileceğimi zannetmiyorum.
Söyledikleri beni son derece şaşırtmış ve bu konuyu açtığıma pişman etmişti. Daha sonra el sıkışıp ayrıldık.
Onunla konuşmamızdan 2 ay sonra, kendisinin camide olduğunu söylediler. Hemen gittim. Bahçedeki namaz saflarının en önünde duruyordu ve üzerinde yine yeşiller vardı.
Yavaşça yanına yaklaştım ve kısık bir sesle:
-Hani, dedim. Camiye gelmeyecektin?
Hiç sesini çıkarmadı. Çünkü musalla taşının üzerinde, yeşil örtülü bir tabut içinde yatıyordu.

18 Mart 2009 Çarşamba
ÇANAKKALE ŞEHİTLERİMİZİ MİNNETLE ANIYORUZ

Çanakkale’de
Kalmıştı bir iman, bitmişti vatan.
Bir lider gerekti, Çanakkale’de.
Memleket işgalde, tüfeği çatan.
Bir Atatürk gerekti, Çanakkale’de.
Atatürk’le girdik, biz bu savaşa.
Kükredi imanla, Türk’üm çok yaşa.
Sabırla, sebatla, taç oldu başa.
Destanı yazdık biz, Çanakkale’de.
Birlikte dirlik var, benlik yok idi.
Kadınla ihtiyar, yaşlı çok idi.
Milletin gönlünde, yatan hak idi.
Cihan, Türk tanıdı, Çanakkale’de.
Topla tüfek olsun, ne eyler bize.
İman karşısında, düşmanlar dize.
Akılları ermez, Türk'teki gize.
Düşmanlar yanıyor, Çanakkale’de.
İmansız bir olmuş, meydanlar duman.
Ayakta çarık yok, yürekte iman.
Ateşlerde iken, toprakla liman.
Yenildi haçlılar, Çanakkale’de.
Şahlandı milletim, ülküm hep ileri.
Çanakkale’de nur, Türk’ün siperi
“Kelimetullah” dı, söyledikleri.
Gönüller hep coştu, Çanakkale’de.
Bir destan orada, kanla yazıldı.
Köhne beyinlere, zorla kazıldı.
Enseyi kaşıyan, ipe dizildi.
Beyinleri yandı, Çanakkale’de.
Birlikte Türk’leri, yok etmek için.
Bu kinle bu nefret, söyleyin niçin.
Bu iman bu yürek, kefeni biçin.
Kefensiz gömdüler, Çanakkale’de.
Bu destan hep bizim, baş tacımızdır.
Şehit olan Mehmet, can bacımızdır.
Ağrıyan canımız, sol yanımızdır.
Özgür olduk bizler, Çanakkale’de.
Bu gururu ancak, yaşayan bilir.
Ancak ciğerde od, taşıyan bilir.
Yürekte kadrini, Türk olan bilir.
Türk milleti olduk, Çanakkale’de.
Türkler var oldukça, bu destan bitmez.
Gönüllerde bu coşku, ebedi gitmez.
İmanlı kalplerden, bu destan bitmez.
Şanla şeref aldık, Çanakkale’de.
Türk milletine hiç, kefen biçilmez.
Çanakkale candır, asla geçilmez.
Türk’e Türk’ten başka, dostluk biçilmez
Gurur destanımız, Çanakkale’de.
Kerim Baydak
17 Mart 2009 Salı
SPIDER-GİRL PELİN

Bu benim ortancam Pelişim.Prensesim,Ortancam diye severim ben onu ama onun hiç prenseslik bi hali yok. Size şimdi Pelinin bir anısını anlatmak istiyorum.Eşim Pelini hep Aslan kızım diye sever.Tabi oda buna karşılık olarak Aslan babacığm der.Üçuncü çocuğum doğmadan önce yani Ahmet Efem.(aklımızda da yoktu zaaten ama gönlümde hep vardı bir erkek annesi olmak.Allahıma çok şükürler olsun gönlümdekini verdi)Pelin o zamanlar 3 yaşlarınde felandı.Bir gün işten eve geldim Pelinin saçlar arkadan,önden kesilmiş,
kahkül kısımları gitmiş .Resmen kırpmış kendini mekasın ulaşabildğİ yerlerde saç kalmamış.Naptın sen böyle kızım dedim.
-Ben babam gibi erkek oldum demesin mi.
Gül gül öldüm gülmekten.Neyse ki bir erkek kardeşi oldu da erkek nasıl olurmuş gördü ama onun içinde var erkek Fatmalık bakın resmine kapılara tırmanıyor.
16 Mart 2009 Pazartesi
OĞLUMUN İŞKEMBE MODELİ SÜVETERİ


3,2,1 kesiyorum koltuk altını yani şöyle ilk sırada 3 ilmek,ikinci sırada 2
ilmek,üçüncü sırada 1 ilmek kesiyorum.Omuzları ise kalan ilmekleri üçe bölüp üç sırada bitiriyorum birden bitirince güzel durmuyor.
10 Mart 2009 Salı
KREMALI KADAYIF

Malzemeler:
- 300 gr. kadar kadayıf
- 1 s.b. toz şeker
- 1 s.b.ceviz içi
- 100 gr. margarin
Kreması için:
- 1 litre süt
- 2 tane yumurta
- 2 y.k. nişasta
- 2 y.k. un
- 6 y.k toz şeker
- 2 y.k margarin(piştikten sonra)
- 1 p. vanilya
Yapılışı:Önce taze aldığımız kadayıfları didikledim yanı tel tel birbirinden ayırdım.Daha sonra onları makasla küçük küçük kestim.Bu işlemin ardından geniş bir teflon tavada kadayıfları margarinle kavurmaya aldım.Şekerle cevizi biraz kavrulduktan sonra kattım çünkü onlar daha çabuk kavrulduğu için yanıp acı bir tat bırakmasını istemedim(Hikmet beyin tatlısını diğer yarışmacılar acı bulmuştu çünkü).Karamel rengini alınca tatlımızı ikiye ayırdım .İlk yarısını yapacağım kaba eşit bir şekilde yaydım üzerine kremamızı koydum daha sonra kalan kadayıfı da kremanın üzerine eşit bir şekilde yaydıktan sonra buzdolabında dinlendirdim (bir gün sonra daha güzel olmuştu)
KREMANIN HAZIRLANIŞI:
Yumurtayı nişastayı ve unu biraz sütle iyicene çırpıyoruz.Daha sonra bir tencerenin içine kalan sütü şekeri ve çırptığımız karışımı ilave ediyoruz muhalebi kıvamına gelene kadar karıştırıyoruz.İndirmeye yakın vanilyayı ve margarini de katıyoruz.

AFİYET OLSUN.







