20 Mart 2009 Cuma

HAYIRLI CUMALAR



Yolda karşılaştığımızda ezan okunuyordu.
-Gel seni camiye götüreyim, dedim. Bugün Cuma biliyorsun.
-Sen de benim camiye gitmediğimi biliyorsun, dedi
-Biliyorum ama, sebebini gerçekten merak ediyorum.
-Ne bileyim olmuyor işte, dedi.Hem pantolonumun ütüsü bozulup, dizleri çıkar diye endişe ediyorum.
Gayri ihtiyari gülmeye başladım.
-Herhalde şaka yapıyorsun, dedim. Bunun için cami terk edilir mi?
-Ciddi söylüyorum, dedi. Giyimime ve özellikle yeşile düşkün olduğumu bilirsin.
Gerçekten öyleydi. Giydiği birbirinden güzel elbiseleri mutlaka yeşilin bir başka tonundan seçer ve her zaman ütülü tutardı.
-Peki, dedim.Hayatında hiç camiye gitmedin mi?
-Çocukken dedemle birkaç kere gitmiştim, dedi. Hem o yaşlarda dizlerim aşınacak diye herhalde endişe etmiyordum. Fakat artık camiye gidebileceğimi zannetmiyorum.
Söyledikleri beni son derece şaşırtmış ve bu konuyu açtığıma pişman etmişti. Daha sonra el sıkışıp ayrıldık.
Onunla konuşmamızdan 2 ay sonra, kendisinin camide olduğunu söylediler. Hemen gittim. Bahçedeki namaz saflarının en önünde duruyordu ve üzerinde yine yeşiller vardı.
Yavaşça yanına yaklaştım ve kısık bir sesle:
-Hani, dedim. Camiye gelmeyecektin?
Hiç sesini çıkarmadı. Çünkü musalla taşının üzerinde, yeşil örtülü bir tabut içinde yatıyordu.
Cüneyd Suavi, Hayatın İçinden
CUMANIZ MÜBAREK OLSUN…

18 Mart 2009 Çarşamba

ÇANAKKALE ŞEHİTLERİMİZİ MİNNETLE ANIYORUZ


Çanakkale’de

Kalmıştı bir iman, bitmişti vatan.
Bir lider gerekti, Çanakkale’de.
Memleket işgalde, tüfeği çatan.
Bir Atatürk gerekti, Çanakkale’de.

Atatürk’le girdik, biz bu savaşa.
Kükredi imanla, Türk’üm çok yaşa.
Sabırla, sebatla, taç oldu başa.
Destanı yazdık biz, Çanakkale’de.

Birlikte dirlik var, benlik yok idi.
Kadınla ihtiyar, yaşlı çok idi.
Milletin gönlünde, yatan hak idi.
Cihan, Türk tanıdı, Çanakkale’de.

Topla tüfek olsun, ne eyler bize.
İman karşısında, düşmanlar dize.
Akılları ermez, Türk'teki gize.
Düşmanlar yanıyor, Çanakkale’de.

İmansız bir olmuş, meydanlar duman.
Ayakta çarık yok, yürekte iman.
Ateşlerde iken, toprakla liman.
Yenildi haçlılar, Çanakkale’de.

Şahlandı milletim, ülküm hep ileri.
Çanakkale’de nur, Türk’ün siperi
“Kelimetullah” dı, söyledikleri.
Gönüller hep coştu, Çanakkale’de.

Bir destan orada, kanla yazıldı.
Köhne beyinlere, zorla kazıldı.
Enseyi kaşıyan, ipe dizildi.
Beyinleri yandı, Çanakkale’de.

Birlikte Türk’leri, yok etmek için.
Bu kinle bu nefret, söyleyin niçin.
Bu iman bu yürek, kefeni biçin.
Kefensiz gömdüler, Çanakkale’de.

Bu destan hep bizim, baş tacımızdır.
Şehit olan Mehmet, can bacımızdır.
Ağrıyan canımız, sol yanımızdır.
Özgür olduk bizler, Çanakkale’de.

Bu gururu ancak, yaşayan bilir.
Ancak ciğerde od, taşıyan bilir.
Yürekte kadrini, Türk olan bilir.
Türk milleti olduk, Çanakkale’de.

Türkler var oldukça, bu destan bitmez.
Gönüllerde bu coşku, ebedi gitmez.
İmanlı kalplerden, bu destan bitmez.
Şanla şeref aldık, Çanakkale’de.

Türk milletine hiç, kefen biçilmez.
Çanakkale candır, asla geçilmez.
Türk’e Türk’ten başka, dostluk biçilmez
Gurur destanımız, Çanakkale’de.


Kerim Baydak

17 Mart 2009 Salı

SPIDER-GİRL PELİN



Bu benim ortancam Pelişim.Prensesim,Ortancam diye severim ben onu ama onun hiç prenseslik bi hali yok. Size şimdi Pelinin bir anısını anlatmak istiyorum.Eşim Pelini hep Aslan kızım diye sever.Tabi oda buna karşılık olarak Aslan babacığm der.Üçuncü çocuğum doğmadan önce yani Ahmet Efem.(aklımızda da yoktu zaaten ama gönlümde hep vardı bir erkek annesi olmak.Allahıma çok şükürler olsun gönlümdekini verdi)Pelin o zamanlar 3 yaşlarınde felandı.Bir gün işten eve geldim Pelinin saçlar arkadan,önden kesilmiş,
kahkül kısımları gitmiş .Resmen kırpmış kendini mekasın ulaşabildğİ yerlerde saç kalmamış.Naptın sen böyle kızım dedim.
-Ben babam gibi erkek oldum demesin mi.
Gül gül öldüm gülmekten.Neyse ki bir erkek kardeşi oldu da erkek nasıl olurmuş gördü ama onun içinde var erkek Fatmalık bakın resmine kapılara tırmanıyor.



16 Mart 2009 Pazartesi

OĞLUMUN İŞKEMBE MODELİ SÜVETERİ

Selam arkadaşlar.Herkeze güzel bir hafta diliyorum.Bugün sizlerle yeni bitirdiğim oğlumun işkembe örnekli süeterini patlaşmak istedim.İşkembe örneiği hep çok hoşuma gitmiştir beyazda ve açık tonlarda çok güzel duruyor.Ben elimde olan ipleri değerlendirmek istedim ve bu sonuç çıktı ortaya.Örneiğn yapılışını yazmıycam sizin için linkini vereceğim.Ben oradan çıkardım örneği..Örnek için buraya tıklayabilirsiniz.Ben sadece kesmeleri söyleyeyim çok muntazam oluyor büyük küçük farketmiyor aynı işlemi tapıyorum iyi sonuç alıyorum.




3,2,1 kesiyorum koltuk altını yani şöyle ilk sırada 3 ilmek,ikinci sırada 2
ilmek,üçüncü sırada 1 ilmek kesiyorum.Omuzları ise kalan ilmekleri üçe bölüp üç sırada bitiriyorum birden bitirince güzel durmuyor.



YELEK MODELİ


10 Mart 2009 Salı

KREMALI KADAYIF

Selam canlarım.Bu ara yemekteyiz programının kötü taraflarının olduğunu düşünsemde baya yararlı taraflarının da olduğunu inkar etmemem gerek.Mesela farklı tarifler öğreniyorum. Bugün de sizlerle paylaşmak istediğim tarif Adana bölümünden katılan Hikmet beyin yaptığı kremalı kadayıf vardı ya o.Malzemelerinin miktarını tamamen kendim belirledim hatta arasına kremayı da ekler pastaya kulandığm kremayı çoğaltarak yaptım.Siz isterseniz sevdiğiniz başka bir krema kulanabilirsiniz.Altı üstü kadayıf kısımları çıtır çıtır oluyor çok hafif bir tatlı ev halkı çok beğendi ve severek yedi bakalım sizler de beğenecekmisiniz.
Malzemeler:





  • 300 gr. kadar kadayıf


  • 1 s.b. toz şeker


  • 1 s.b.ceviz içi


  • 100 gr. margarin


Kreması için:






  • 1 litre süt



  • 2 tane yumurta



  • 2 y.k. nişasta



  • 2 y.k. un



  • 6 y.k toz şeker



  • 2 y.k margarin(piştikten sonra)



  • 1 p. vanilya


Yapılışı:Önce taze aldığımız kadayıfları didikledim yanı tel tel birbirinden ayırdım.Daha sonra onları makasla küçük küçük kestim.Bu işlemin ardından geniş bir teflon tavada kadayıfları margarinle kavurmaya aldım.Şekerle cevizi biraz kavrulduktan sonra kattım çünkü onlar daha çabuk kavrulduğu için yanıp acı bir tat bırakmasını istemedim(Hikmet beyin tatlısını diğer yarışmacılar acı bulmuştu çünkü).Karamel rengini alınca tatlımızı ikiye ayırdım .İlk yarısını yapacağım kaba eşit bir şekilde yaydım üzerine kremamızı koydum daha sonra kalan kadayıfı da kremanın üzerine eşit bir şekilde yaydıktan sonra buzdolabında dinlendirdim (bir gün sonra daha güzel olmuştu)


KREMANIN HAZIRLANIŞI:
Yumurtayı nişastayı ve unu biraz sütle iyicene çırpıyoruz.Daha sonra bir tencerenin içine kalan sütü şekeri ve çırptığımız karışımı ilave ediyoruz muhalebi kıvamına gelene kadar karıştırıyoruz.İndirmeye yakın vanilyayı ve margarini de katıyoruz.


AFİYET OLSUN.

PIRASALI LOKMALAR

Malzemeler:

  • un
  • ayran
  • pırasa
  • kabartma tozu
  • tuz

Önce pırasaları ince ince doğradım.Sonra biraz yağda pırasaları kavurdum.Bütün malzemeleri karıştırıp yoğurdum.Yumuşak bir kıvamda olacak hamur ekmek hamuru gibi.Ceviz büyüklüğünde parçalar koparıp elimde yuvarlayıp (elime yapışmaması için ellerimi yağladım) kızgın yağda hamurları kızarttım.

AFİYET OLSUN.

4 Mart 2009 Çarşamba

AYVA TATLISI



Malzemeler:

  • 4 Adet Ayva
  • 2 Çay Bardağı Toz Şeker
  • 2Su Bardağı Su
  • 2 Adet Karanfil

Ön Hazırlık:
Ayvalar yıkanacak ve iki başından 'sap kısmı ve çiçek çukuru bölgesi' tencereye rahat oturabilmesi için kesilecek. Enlemesine ikiye bölünecek ve çekirdek yuvaları çıkartılacak. Çekirdekleri atmıyoruz onlarıda katıcaz ki suyun joleleşmesini sağlasın.Ayva parçalarının her yerinin eşit pişmesi için çekirdek yuvası meyve oyacağı ile oyulacak. Kabukları soyulacak ve soyulan ayvalar renk değiştirmesin diye su dolu bir kap içerisine alınacak.
Tabanı kalın çelik bir tencere içerisine ayva parçaları dizilecek. Aralarına ayvanın çekirdek yuvaları ve çekirdekleri, karanfiller yerleştirilecek. Üzerlerine 2 Su bardağı su ilave edilecek ve her bir ayva parçası üzerine 2 Çay bardağı toz şeker paylaştırılarak serpilecek.
(çay kaşığının ucuyla kırmızı gıda boyası kattım suyuna bu sizin isteğinize kalmış.)

Ocak ısısı yükseltilecek. Tencere kaynamaya başladıktan sonra, tencere kapağı kapatılacak. Ocak ısısı, en düşük ısı konumuna getirilecek. Tam, 50 dakika sonra ayva tatlınız hazır. Soğutulduktan sonra kaymak,krem şanti, dondurma, ceviz içi ile damak zevki ve hayal gücünüze bağlı olarak süsleyebilir ve servis edebilirsiniz. Ben ceviz içi ve kaymak tercih ettim.Sonrası malum.Gelsin kilolar.



AFİYET OLSUN

23 Şubat 2009 Pazartesi

HAVLU KENARI




OYA


22 Şubat 2009 Pazar

EKLER PASTA


SELAM CANLARIM.Herkese yeni haftanın güzelik,mutluluk,başarı ve bu aralar çok gerekli olan bol kazanç getirmesini diliyorum.Cuma günü günüm vardı .Hayatımda ilk defa bir güne katıldım.Bende güncü hatunlardan oldum. Hepsine her hafta gidemesemde bi daha girmem güne benim süt danam var çok zor oluyor onunla.Neyse tariflerimi ara ara sizinle paylaşmaya çalışacağım .Tarifime geçmeden şunu paylaşmak istiyorum sizinle ben çok güldüm.
Benim küçük süt danacığımın eline ablası muz vermiş bugün yesin diye.Ne yapsa beğenirsiniz.Yüz maskesi yapmış kendine.Görmenizi isterdim kulaklarının içine kadar sürmüş,kaşlar birleşmiş kapkara olmuş koları yarıya kadar muz güzelim badisine olmuş olan.Allahtan ki kosla vanish var.Resim de çektim bol bol ama paylaşamıyorum sizinle babamız kızıyor oğlunu kimse görmesin istiyor.Neyse ben sizlere eklerin tarifini vereyim.
MALZEMELER:
  • 125 gr. margarin
  • 1 s.b. su
  • 1 s.b. un
  • 1 fiske tuz
  • 1 fiske şeker
  • 4 tane yumurta

ARA KREMA:

  • 1/2 lt. süt
  • 1 tane yumurta
  • 1 y.k.nişasta
  • 1 y.k. un
  • 3 y.k. toz şeker
  • 1 y.k. margarin (piştikten sonra)
  • 1 p. vanilya

ÜZERİ İÇİN:

  • çikolata sosu

Margarini,suyu,tuzu ve şekeri bir tencerede kaynatın .Kaynamaya başlayınca unu azar azar katıp hızlı hızlı karıştırın .Sürekli karıştırarak 4-5 dk. pişirin.Hamur pişince arada karıştırarak soğutun.Soğuyan hamura yumurtaları katıp iyice elinizle yoğurarak hamura yedirin.İyice özdeşleşen hamuru bir sıkma torbasına alıp altaki resimde görüldüğü gibi şekiler oluşturun.Önceden ısıtılmış 180 derecelik fırında yaklaşık 25-30 dk. pişirin.Piştikten sonra fırının kapağını 30 dk. hiç açmadan soğutun.

KREMANIN HAZIRLANIŞI:

Yumurtayı nişastayı ve unu biraz sütle iyicene çırpıyoruz.Daha sonra bir tencerenin içine kalan sütü şekeri ve çırptığımız karışımı ilave ediyoruz muhalebi kıvamına gelene kadar karıştırıyoruz.İndirmeye yakın vanilyayı ve margarini de katıyoruz.Kremamızı arada karıştırarak soğutuyoruz.

Fırından çakardığımız hamurların bir tarafından kesip kremayla dolduruyoruz.

Çikolata sosunu da tarifine göre hazırlayıp hamırların bir tarafını kremaya batırıyoruz .Servis tabağına dizip afiyetle yiyiyoruz.AFİYET OLSUN


14 Şubat 2009 Cumartesi

ÖDÜL


Arkadaşlar bloglar arasında "sevdiğim blog ödülü "verilmeye başlanmış.Sağolsun sevgili arkadaşlarım, hercai58,eminedantelörgü,gülpınarı.Beni en çok sevilen, beğenilen blog ödülüne layık görmüşler.Çok teşekkür ederim arkadaşlar beni çok mutlu ettiniz.

Bu ödülü vermenin 3 kuralı varmış:

1-Seni ödüllendiren blogun linkini vermek

2-Bu ödülü verdiğin 7 bloğun linkini vermek

3-Seçilen blog yazarlarını durumdan haberdar etmek

1.inci kuralı yeine getirip bana ödül veren arkadaşlarımın blog linklerini verdim

2.inci kural : ödül verdiğim arkadaşlarımın linkleri



nurişim

yaseminlerim

göznurumuz

edaca

örgüsepetimdekiler

makhina

iclalçanakkale



Aslında beğendiğim bir çok site var ama kural gereği 7 tanesinin linkini vermem gerekiyormuş.Şimdi sıra geldi üçüncü kurala:



3-Seçilen blog yazarlarını durumdan haberdar etmek.

11 Şubat 2009 Çarşamba

SU BÖREĞİ




MALZEMELER:

hamuru için:

  • 6 tane yumurta
  • aldığı kadar un
  • tuz

iç harcı için:

  • 500gr. kıyma
  • 1 baş büyük soğan
  • sıvı yağ

haşlamak için:

  • 3 l. sıcak su
  • 3l. soğuk su
  • tuz
  • sıvı yağ

6 yumurtayı hamur yoğurma kabına koyup tuzu ekleyin ve çırpma teliyle biraz çırpıp aldığı kadar un ilavesiyle mantı hamuru gibi sertçe bir hamur elde edin. Üzerini nemli bir bezle kapatıp yarım saat dinlendirin.


Kıymayı 2-3 yemek kaşığı sıvıyağı ile beraber tavaya alıp bıraktığı suyu çekene kadar kavurun. 1 baş kuru soğanı çok ince doğrayıp ilave edin. 5 dakika kadar bu şekilde kavurun. Altını kapatıp tuzunu, maydanozunu ve karabiberini ekleyip soğumaya bırakın.


Hamuru 12 bezeye ayırın. İlk açtığınız bezeyi yağlanmış tepsiye serin. Üzerine fırçayla tereyağı sürün. Bir bezeyi ayırıp diğer yufkaları açın. Açtığınız yufkaları bir bez üzerine sererek nemlerini çekmelerini sağlayın. Bir tencereye soğuk su ve birkeç kaşık sıvı yağ koyup kaynamaya bırakın.Üsteki resimde göründüğü gibi tavanın içinde yufkayı pişirmeye bıraktım üzerine tahta kaşıkla su atarak yaklaşık 1 dk. pişiriyoruz. Derin bir kâseye de soğuk su koyup bekletin haşladığınız parçayı soğuk suya atın. Soğuk suya koyduğunuz yufkanın suyunu el yardımıyla güzelce süzdürün .haşlanan yufkayı tepsiye seriyoruz arasına hazırladığımız kıymalı harçtan serpiyoruz bu işlem bütün yufkalar bitene kadar devam ediyor.eğer peynirli yapacaksak böreği her yufkanın arasına peynir ile birlikte tereyağıda koymamız gerekir kıymalı harç yağlı olduğu için yağ kulanmıyoruz. En son kalan bezeyi de incecik açıp tepsinin üzerine serin. Hazırlanan böreiğin tepsisini ocağın üzerinde ağır ateşte çevire çevire pişiriyoruz bir tarafı pişince aynı büyüklükteki bir tepsinin yardımıyla ters düz çevirip diğer pişmeyen tarafıda pişiriyoruz.AFİYET OLSUN...

4 Şubat 2009 Çarşamba

UN KURABİYESİ

Kısa bir yarı tatilinden sonra yeniden aranızdayım.Kızlarımın karneleri çok güzel.Büyük kızım takdir getirdi,küçüğünün karnesinde hep gülen yüzler var hiç ağlayan yüzü yok.Allah başarılarının devamını getirsin inşallah.


Malzemeler:
  • 1 p. margarin (oda ısısında)
  • 3 y.k. pudra şekeri
  • 1 ç.k. kabartma tozu
  • 1 p. vanilya
  • 3,5 su b. un

Unu derin bir kaba eliyoruz içine yağı,şekeri,kabartma tozunu,vanilyayı da ekleyip güzelce yoğuruyoruz.Hamur sizi endişelendirmesin unu fazla geldi diye yoğura,yoğura kendini toparlıycaktır.İstediğiniz şekli verip önceden ısıtılmış 180 derece kızgın fırında 10 -15 dakika pişiriyoruz.(kurabiyelerin yayılmaması için fırın önceden mutlaka ısıtılmış olmalı).Fırından kurabiyeleri çıkarıp biraz soğuduktan sonra üzerine pudra şekeri serpiyoruz.

Afiyet olsun.

16 Ocak 2009 Cuma

NAMAZ TAKKESİ

Herkese hayırlı cumalar diliyorum.Babamın isteği üzerine seve ,seve ördüğüm namaz takkesini sizlerle paylaşmak istedim.Takkenin sahibi sınırlar ötesinden bir hocamız için güle ,güle kullansın inşallah hayırlı günlerde.Dinimizin gerekçelerini müslüman olmayan ülkelerde sürdürmek gerçekten çok zor bunu bizzat yaşamış bir insan olarak yazıyorum yaşamayan bilmez.İlk Türkiye'ye geldiğimizde burada bile kendi ülkemiz bildiğimiz müslüman devletinde çok zorluk çektik.Bizi kabullenmek istemediler neyse ki hepsi geride kaldı en azından çocuklarımız bu zorlukları yaşamayacaklar bizim tak farkımız başka bir ülkede doğmuş olmamızdır.Bu mübarek cuma gününde duvam Filistinli din kardeşlerimizin de bir an önce özgürlüklerine kavuşmaları. Daha yakından görmek için resmin üzerin tıklayın.

OĞLUMUN EN SEVDİĞİ REKLAM

Powered By Blogger

FEEDJIT Live Traffic Feed